çabalamak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çabalamak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2018 Pazar


      Bence kesinlikle sevmek en zoru. Birini her şeyiyle kabul edip, ne olursa olsun hala sevebilmeyi sürdürmek zor. Asıl mesele birini sevmeyi devam ettirebilmek. Vazgeçmek dediğin nedir ki? İnsanlar bazen der işte birini unutmak zor, vazgeçmek zor. Acı çekersin evet ama zaman o zaman var ya sana her şeyi unutturur. Senin fazladan bir şey yapmana gerek bile kalmadan. Bir bakmışsın hayat devam ediyor zaman geçiyor ve eskisi kadar canın yanmıyor. Bu geç olabilir evet; hiç bir zaman unutamazsın izi kalır ama o iz bir gün elbet kabuk bağlar. Ölümün bile acısını azaltan zaman bunu mu yok edemeyecek.

      Unutmak mı zor hatırlamak mı? Tabi ki de hatırlamak. Bence hiç bir elde tutulur anı yokken hafızandan silinip gidecek diye kafanın içinde tekrar tekrar yaşamak zor. Yenileri eklendikçe korkarsın onlar silinip gidecek bir gün unutacağım diye. En ufak bir ayrıntıyı kaçırmaktan korkar insan. Unutmak niye zor olsun ki. Aklının köşesinde kalan bir şeyi kurcalamadıkca o seni rahatsız etmez. Zaten o orada. Silinmeyecek gibiyse niye telaşa kapılayım. Asıl hatırlamak istediğimde hatırlamayacak kadar geride kalırsa. Bazen unutmaktan korkarsın adını bile hatırlayamadığın gün gelecek. Bir gün her şey silinip gittiğinde geri dönüşü olmayacak.

      Peki ben hayatımın hangi evresindeyim? Ben bu sefer zoru seçmeyeceğim. Bir kere de ben kolaya kaçayım. Zoru zorlamaktansa bir sefer de kolayın rahatlığı gelsin. Vazgeçtim. Çok basit bunu söyleyince hiç bir şey düşünmenize gerek yok, söylemenize gerek yok. Hani derler ya insan vazgeçince çabalamazmış, konuşmuyorsa vazgeçmiştir. Bilen bilir her şeyin bir geri dönüşü vardır ama vazgeçmenin geri dönüşü yoktur. Çünkü artık hevesin kalmamıştır. Bence vazgeçilen düşünsün dursun ne kaybettim, gelecekte ne olur ne biter diye. Bir kere de benim kafam rahat olsun.

      Son paragraf tavsiye paragrafı olsun :) Zoru her zaman zorlayın ama yorulduysanız da vazgeçin gitsin. Kimse sizden önemli değildir.


6 Ocak 2018 Cumartesi



      İnsan neyi çok isterse o onun sınavı olurmuş ve neyi çok istersen olmaz derler. Doğru demişler. Çok istersen olmaz, kapılırsan olmaz, birine anlatırsan olmaz. Niye? Niyesi yok olmaz işte. Bazen ne yaparsan yap oldurtamazsın.

Çok istediğinizi belli etmemek için başta istemiyormuş gibi yaparsınız. Ben öyle yapıyorum da oradan biliyorum. Ama işin sonunda elinizde değil ki kapılıp gidiyorsunuz. Önce güzel bir süreç sonrası bir hiç. Her konuda bu böyledir bence.

Hiç bir şeyi çok isteyecek kadar sevmeyin. Hayatınızın merkezine hiç bir şeyi almayın. Ne bir kişi, ne bir olay ne de bir tutku. Yoksa çok sınanırsınız. Bir sınavı geçseniz hep bir sonra ki sınav gelir sizi bulur. Hep daha zor hep. Sizi vazgeçirmek için çabalarcasına. Düzen bu. Kaderin tersi bir şeyi istersen onu senden zorla alır. Hep de kazanır.

Hiç bir şeyi kaybetmekten korkacak kadar sevmeyin. İlla da bir şeyi sevecekseniz kendinizi sevin, çiçeği, böceği sevin. Yok ben yapamam illa da seveceğim diyorsanız sevin ama ilk vazgeçen siz olun. Tadında bırakın.

Siz eğer kaderinizde olmayan bir şeyi isterseniz, kaybedersiniz. Akışa direnmeyi bırakıp oluruna bırakırsanız belki şans size güler. Daha kolay yaşarsınız. Bunu da kim tercih eder bilemem. İnsanoğlu hep zoru ister, olmayını oldurtmaya çalışır illa da dener. İnsan en çok kendini rahat bırakmaz. Kalbiyle aklı arasında gider gelir. Bu git gel insanı deli eder. İkisi aynı şeyi neden düşünmez ki. Kalp de akıl da aynı vücutta ise bilmez mi en çok hangisini ister bu insan. Belli ki onlarda bilemiyor.

Hayatın kendisi başlı başına bir sınav. Belli ki birini geçsen de kalsan da hep daha zoru seni bulacak. Bu hayat bize zorla doğruyu öğretecek ama benim gibi tembel öğrencilere kaç sınav daha lazım bilmem. Siz en iyisi çalışkan öğrenci olun :)




23 Kasım 2017 Perşembe



Sadece korkaklar vazgeçer! Kendine güvenen, inanan insan mücade eder. Defalarca başarısız olsa bile her seferinde tekrardan aynı inançla mücade eder. İçinde hep bir umut vardır çünkü. Umut insanı hayata bağlayana her şeydir. Umut ettiğimiz sürece severiz, umut ettikçe çoğalırız, güzelleşiriz, varoluruz. Umudunu kaybeden kendine olan inancını kaybetmiştir. 

Ben korkak değilim. Karşımda koca bir dağ gibi görünen bu zorluğu kendime inancım ve karşıya duyduğum sevgi sayesinde göğüs germeye hazırdım. Bütün umutlarım şimdi bir toz bulutu gibi yok oldu. Mücadele etmeme gerek kalmadı. Sonuç ne zafer ne kayıp. Sonuç mutsuzluk oldu ama çok iyi biliyorum ki korkak değilim.

İçinizde küçücük bir umut varsa bile vazgeçmeyin. Ne olursa olsun deneyin. Sadece yaşayın. İnsanın sadece bir ömrü var. Ne keşkeler biter ne belkiler. Sadece inancınız olduğu yere kadar savaşın. Karşınızda mücadeleyi bırakan varsa da siz mücadelenizden vazgeçmeyin. İlla da olmuyorsa kabullenin. İşin sonunda korkak olmayın yeter. Çabalayın..